Psikodiyet
Beslenme yalnızca tabağınızda olanlarla değil, zihninizde ve hayatınızda olanlarla da ilişkilidir.
Ne yemeniz gerektiğini biliyor ama bunu uygulamakta zorlanıyor olabilirsiniz. Bir süre düzenli beslendikten sonra yoğun bir gün, zorlayıcı bir duygu ya da planınızın dışında bir öğün, “Nasıl olsa bozdum” düşüncesiyle tüm süreci bırakmanıza neden olabilir.
Psikodiyet yaklaşımında beslenmeyi ve yeme davranışını birlikte ele alıyoruz. Size uygun bir beslenme düzeni oluştururken yemekle kurduğunuz ilişkiye, alışkanlıklarınıza, duygularınıza ve beslenmeye dair düşüncelerinize de alan açıyoruz.
Birlikte, sizi yemeğe yönlendiren durumları ve yemeğin o an sizin için ne ifade ettiğini anlamaya çalışıyoruz. Fiziksel açlık ve tokluk sinyallerini tanımak, duygusal yeme isteğini fark etmek ve otomatikleşmiş davranışlara yakından bakmak bu sürecin bir parçası.
Aynı zamanda “Bir kez yediysem her şey bozuldu”, “İradem yok” ya da “Asla başaramayacağım” gibi düşüncelerin beslenme davranışınızı nasıl etkilediğini inceliyoruz. Hazırladığım farkındalık çalışmaları ve günlük yaşamınıza uygun küçük adımlarla, bu düşüncelere ve alışkanlıklara yeni bir bakış açısı geliştirmeyi hedefliyoruz.
Görüşmelerimiz ve takip süreci boyunca, yalnızca bir beslenme listesine uyup uymadığınızı değil; yaşadığınız güçlükleri, ihtiyaçlarınızı ve süreç içinde fark ettiklerinizi de birlikte değerlendiriyoruz. Böylece beslenme düzeninizi hayatınıza uygun şekilde geliştirebilmeniz için çalışıyoruz.
Amacımız, kendinizi kuralların ve suçluluk duygusunun içinde sıkışmış hissetmek yerine, bedeninizi ve ihtiyaçlarınızı daha iyi tanıyarak yemekle daha dengeli ve esnek bir ilişki kurmanıza destek olmak. Çünkü değişim, kendinize daha fazla kural koymakla değil; kendinizi daha yakından tanımakla da başlayabilir.